Arka Kapak :
Geçmiş... bıraktığın yerde mi hâlâ?
Amin Maalouftan unutulmayacak bir "eve dönüş" romanı Amin Maaloufun merakla beklenen yeni romanı Doğudan Uzakta, kaderin ve tarihin acımasızlığında terk ettikleri yurtlarına dönen bir grup arkadaşın hikâyesini anlatıyor.
Doğudan Uzakta, bir yüzleşmenin romanı: Gençliklerinin en güzel dönemlerini bir arada geçiren, ülkelerinde patlak veren iç savaştan sonra farklı yerlere dağılan ve yıllar sonra, eski arkadaşlarından birinin cenazesi için tekrar ülkelerine dönen bir grup arkadaş... Açıkça belirtilmese de Lübnan İç Savaşının getirdiği yıkımlara ve Ortadoğu coğrafyasının kültürel, tarihsel ve toplumsal sorunlarına dair çok çarpıcı gözlemlere de yer veren Doğudan Uzaktada Maalouf, yine en iyi bildiği şeyi yapıyor: Doğuyu anlatıyor.
Tadımlık:
"Yenikler her zaman kendilerini masum kurbanlar olarak göstermek eğilimindedirler. Ama bu gerçeğe tam uymaz, hiç de masum değildirler. Yenildikleri için suçludurlar. Kendi halklarına, kendi medeniyetlerine karşı suçludurlar. Sadece yöneticilerden değil, benden, senden, hepimizden bahsediyorum. Bugün tarihin mağluplarıysak, hem kendi gözümüzde hem de tüm dünyanın gözünde aşağılanmış durumdaysak, bu sadece başkalarının değil, öncelikle bizim suçumuzdur."
Amin Maalouf ile tanışmam çok eskilerdendir.Çok severim, tarihi kuru kuruya okumayı sevmeyenler için lezzetli anlatımı ile sarar okuyucuyu..Doğuyu en güzel anlatan yazarlardandır.
Doğudan Uzakta kitabını blogger arkadaşım sevgili Ayşegül ile eş zamanlı okumak da bu kitabın keyfini arttırdı.
Adam 'ın başlattığı bu hikayede arkadaşlarının hayatlarından kesitler buluyoruz.Her biri ile ayrı bir dünyaya yolculuk yapıyoruz..
Albert 'in hikayesi beni en çok etkileyen kısım oldu.
Ayrıca Adam -Semiramis'in yaşadıkları çok anlamlı gelmedi ..Ama çocukluğunda Hanim ile yaşadıkları çok ilgi çekici ve bilgilendirici idi.
Bu kitabı ve yaşamları sevdim.Okumak isteyenlere tavsiye ediyorum..
şimdi bazı kesitler ;)














