5 Eylül 2012 Çarşamba

Mehmet ANIL - Geri Gelmemek Üzere

Kitap tanıtımı ;

Akdeniz'in ortasında, Sicilya Adası'na bağlı ıssız bir deniz feneri: San Lorenzo. Dış dünyayla bağlantı kurmadan bu kayalık adacıkta haftalar, hatta aylar geçiren bir gönüllü sürgün: fenerin bekçisi Mehmet Ali Pargalı; ve ölümcül, onulmaz bir aşkla bağlandığı, gizemli bir genç kadın: Gül. Geri Gelmemek Üzere, bir aşk romanı; şaşırtmacalarla dolu tuhaf bir aşkın romanı. İstanbul ile San Lorenzo arasında gidip gelen ve geri dönüşlerle anlatılan öykü, bir gerilim romanı heyecanıyla, bir aşk romanı duyarlılığıyla ve serüven romanı sürprizleriyle gelişiyor. Mehmet Ali Pargalı'yı İstanbul'daki güvenli evinden, annesinin ölümünden sonra sorumsuzca sürdürdüğü kolay hayattan alıp Akdeniz'in mavilikleri içindeki bu ıssız deniz fenerine nasıl bir fırtına göndermişti? Genç adam, Gül'e olan aşkını yıllar yılı neden mektuplara dökmüştü? Genç kadının varlığı Pargalı'nın yaşamını nasıl etkilemişti? Gül'ün ruh ikizi kimdi? Geri Gelmemek Üzere, bir ilk roman; Mehmet Anıl'ın bundan sonra yazacaklarını, anlatacaklarını merak ettiren, sürükleyici ve usta işi kurgusuyla kendini bir solukta okutan bir ilk roman.

Kitabı bu yaz başında D&R ve Can yayınlarının düzenlediği kampanya dahilinde almıştım.
Yazarı tanımıyordum ama arka kapak tanıtımını okuyunca meraklandım.
İyi ki almışım, çok sevdim. Mehmet Ali Pargalı'yı sevemedim ama , aynı Vedat Türkali'nin  Bir gün tek başına 'sındaki Kenan ve Ahmet Ümit'İn Sultanı öldürmek adlı kitabındaki  Müştak 'ı da sevemediğim gibi.
Roman baş karakterini sevmemem de kitabın bir başarısıdır bence.
Bu kitap , bir aşk romanı asla sizi sıkmıyor olaylar birbirini tekrarlıyor gibi geldiği anda yeni bir gelişme ile sarsılıyorsunuz.
Ben sevdim, öneriyorum, yazarın diğer kitaplarını da okumak isterim.

1 Eylül 2012 Cumartesi

Deniz İRFAN - Buğday Kokusu



Arka Kapak

Buğday başağı gerçekte kokmaz. Duyulan sadece toz toprağın kokusudur. Yani kabuğunun kokusu, tıpkı yaşadığımız hayatın görünen yüzü gibi. İçindeki gerçek kokuyu asla bilemez insan, ta ki önce un sonra da müthiş kokular saçarak dönüştüğü ekmek olana kadar. Buğday içindeki gizi saklar, dışarıya göstermez. Görmek isteyenin zahmete katlanıp o mucizevî dönüşüm yolculuğuna çıkması gerekir. Ancak o zaman insanlık tarihi kadar eski bir sırra vakıf olunur. İnsan gibi, onun dış görünüşü ve içindeki sırları gibidir buğday. Kabuklara bakar insanları yargılarız. O kabuk hayatın sadece dışıdır. Özü ise içerde gizlidir. O öze varmak ise bir yolculuktur, zorlu bir yolculuk. Sabırlı olmaktan geçer. Sevmekten vazgeçmeden, o güzelliği içinde yaşatmaktan geçer. Başına gelen her şeyi sevmekten başka bir çaba istemez, yol ne kadar zorlukla dolu olursa olsun?

Sevgili Pınar 'ın yapmış olduğu çekilişte şanslıydım ve bu kitabı hem de yazarının  imzası ile  kazanmış oldum.Bu sayede Deniz İrfan ve kitabı Buğday Kokusu ile tanışmış oldum.
Keyifle okudum, dili çok akıcı ve çok uzun cümleler içermediğinden kolaylıkla okunuyor.
Değişik mekanlar , ülkeler ,terör , aile bağları, Anadolu herşey var kitapta.
Kahramanlarımız Yusuf veElif'in üniversite günlerini okurken kendimden çok şey buldum, hüzünlendim,eşimle ilk tanışmalarımız geldi aklıma, sabah erkence dersimiz olmasa  bile birbirimizi görmek için okula koşuşmalarımızı..
Hayat Yusuf ve Elif için değişik sürprizler hazırlamıştır ve onları nasıl bir son beklemektedir ?

Kitabı ben beğendim , iyi ki tanımışım Deniz İrfan ve Buğday Kokusu'nu..

Kitaptan beğendiğim kısımları yine not aldım ve sizlerle paylaşmak istedim:
" Kavuşmak ;bir sonraki ayrılığın hüznünü taşıyıp getiriyordu,hem de insanlara hiç bir seçenek bırakmadan."
" Elif onların gözünden hayatın renklerini görmeye çalıştı "
"Umulandan çok umulmayanların ve beklenmedik olayların yön verdiği hayatlar , yeni acılarıyla ve zamanın acılarını silmesi umuduyla güne başladı "



31 Ağustos 2012 Cuma

Okuma Listem

Listem de hazır ;)


·         Oya   BAYDAR     – Çöplüğün Generali
·         Murat   GÜLSOY – Alemlerin Sürekliliği ve Diğer Hikayeler
·         Fyodor  DOSTOYEVSKİ  - Yeraltından Notlar
·         Italo SVEVO  - Senilita
·         Valerio MASSIMO 
·         Elif ŞAFAK  - Araf
·         Simon KERNICK  -  Son 10 Saniye
·         Simon MONTEFIORE  -   Şaşenka
·         Harlen COBEN  -  Büyük Vuruş
·         Oğuz ATAY  - Tutunamayanlar
·         John  STEINBECK  - Fareler ve İnsanlar
·         Mine G.Kırıkkkanat   -  Umudun Kırık Kanatlarında
·         Donna TARTT  -  Gizli Tarih
·         Vedat TÜRKALİ  -  Yalancı Tanıklar Kahvesi
·         Füruzan  -  Gecenin Öteki Yüzü
·         Michael CONNELLY  -  Kemikler Şehri
·         Adam BLAKE  -  Onlar
·         Pierre LEMATRE  -  Alex
·         Peşpeşe  (5 yazardan)
·         Murathan MUNGAN  -  Kibrit Çöpleri
·         Pınar KÜR  -  Bitmeyen Aşk
·         Charles BUKOWSKI  -  Sıradan Delilik Öyküleri
·         Michael PALMER  -  25.Madde
·         Dostoyovski  -  Karamazov Kardeşler
ggeriye okumak kalıyor :)



Kitaptan ikiz kuleler..


Dün  arkadaşıma ödünç verdiğim kitaplar geldi.Kitaplığıma yerleştireyim derken ,üst üste bindiler yer bulamadım, en iyisi okumadıklarımı ayırıp başka bir dolaba kaldırayım dedim.Masaya dizmiştim ki aklıma son günlerde  kitap bloglarında sıkça rastladığım kitaptan kuleler geldi.
Ben de hemen belgeledim..Bugün bir ara listesini çıkartıp yayınlamayı düşünüyorum..
Bİr süre yeni kitap almasam iyi olacak sanırım..



kitaptan ikiz kuleler


29 Ağustos 2012 Çarşamba

John Saul- Şeytanın Sağ Eli





Arka Kapak

Evliliklerinin parçalanmak üzere olduğu noktada, Ted ve Janet Conway'e halalarından asırlık bir ev miras kalır. Conway'ler çocuklarını da alarak, ikinci bir şans yakalamış olmanın heyecanıyla Louisiana'nın küçük bir kasabası olan St. Albans'a giderler. Önlerinde yeni bir hayat uzanmaktadır.
Ne var ki, uzun zaman terkedilmiş duran Viktorya tarzı büyük malikanenin içinde Conway soyadının karanlık geçmişinin anahtarları yatmaktadır- intiharlar, garip kaybolmalar, voodoo ayinleri ve cinayet söylentileriyle dolu kanlı bir geçmiş. Conway'ler, bir kere ortaya çıktığında yaşayan her ruhu sindirmekle tehdit eden bu sırlardan habersizdirler. Conway ismini taşıyan her nesli, cehennemin derinliklerinden gelen bir hesaplaşma günü beklemektedir. 

Bu kitabı okuyalı çok zaman oldu.Ben de etki bıraktığı için eskilerden tanıtım yapmaya karar verdiğimde ilk seçimim oldu.
Gerilim  okumayı sevenler için, elimden bırakamadığımı hatırlıyorum.Ayrıca kitabı okur, komidine bırakırdım , okuma lambamı söndürür korkudan gözlerimi sımsıkı yumardım.Daha olmazsa kitabı kaldırırdım yanı başımdan :D
O derece korktum okurken..

27 Ağustos 2012 Pazartesi

iki çekiliş birden , yazarından..




iki güzel çekiliş , en güzel yanı yazarın kendi kitabı olması ;) tüm kitapseverlere duyurulur :)
burada ;